Koçtaş’tan Müthiş Radyo Reklam Stratejisi

, , Permalink 0

Her yıl düzenli bir şekilde reklam pastasında aldığı payı arttıran Radyo mecrası, bu yılda büyümesini sürdürmeyi başardı.

RİAK; yayıncı kuruluşlar bazında RTÜK’e beyan edilmiş rakamlara göre 2017 yılında ilk 6 aylık radyo mecrası harcamaları (sponsorluk hariç) 108.908.000 TL olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre mecranın % 3.98 büyüdüğü görüldü şeklinde bir açıklama yaptı.

Her yıl büyüyen Radyo mecrasında istihdam anlamında bir büyüme göremememiz sektörün bir başka konusu ama dile getirmeden edemiyorum. Bu büyüme kime büyüyor bilmiyorum. Neyse konumuzu dağıtmadan radyo ve reklam konusuna giriş yapıyoruz.

Radyo reklamı ne kadar etkili?

Radyo, en çok kullanılan kitle iletişim araçlarındandır. Çünkü radyo, insanların zamana ve mekâna olan bağlılığını ortadan kaldırmaktadır. Bu yüzden insanlar dilediği yerde ve dilediği zamanda radyo dinleyebilmektedir. Radyonun en önemli unsuru ise sestir. Bu okullarda okutulan ve bahsedilen ilk şeylerden biridir. Şimdi sen reklamcı değilsin sana ne oluyor diyebilirsiniz. Doğru ben reklamcı değilim ama bunca yıllık radyo deneyimi ile radyo reklamı konusunda birçok şey söyleyebilecek kadar deneyimliyim söylemeden geçemeyeceğim.

Radyo reklamlarının ne kadar etkili olduğu konusunda birçok şey yazabilirim. Ama iki tanesi reklam veren için baba önemli.
Radyo, işletmeler için ucuz reklam yoludur. (Görselliği çok fazla ön planda olmayan ürünler için)
Radyo, geniş kitlelere hitap eder, bu yüzden reklamların hemen hemen her yere ulaşması mümkündür.

Peki olumsuz yönleri var mıdır?

Var tabi
Dinleyici çok çabuk sıkılıyor, bu yüzden reklam kısa sürmelidir.
Dinleyici radyo kanalı hemen değiştirebilir, reklamların çarpıcı olması gerekir.
Görselliği ön planda olan ürünler için bunu sesle dinleyicilere hissettirmek gerekir; bu gibi durumlarda maliyet artar.
Şimdi bunları dikkate alarak bir reklam nasıl oluşturulur. Reklam veren bu konuda yeteri kadar bilgili mi bunu düşünmenizi istiyorum.
Reklam verenler genellikle radyo için özel bir spot hazırlamıyor. Tv için çekilen reklamın sesini maliyet artmasın diye radyoda da yayınlıyor. Bu ne kadar etkili tartışılır. Bu konuda yıllar önce Power Media Group’ta çalışırken Cem Hakko dünyaca ünlü bir reklamcıyı Tony Hertz’ü Türkiye’ye getirmişti (sanırım Marketing Türkiye, Marketing & Management Institute ve Radio Company işbirliğide vardı) ve hem radyo sektörünü hemde reklam verenleri davet ederek bir workshop yapmıştı.

Tony Hertz: “Radyo mecrasını kullanmak bir meydan okumadır”

Cannes Lions ve Golden Drum’daki unutulmaz workshopları ile büyük beğeni toplayan Tony Hertz, radyo mecrasının tüketicilerin duygularını yönetme ve görsel imaj yaratma gücünü harekete geçirme gibi birçok önemli fonksiyona sahip olduğunu söylüyor. Radyonun giderek azalan yaratıcılık, yitirilen etki ve reklam veren tarafından geri plana atılmasının olumsuz etkisini taşıdığını belirterek yaratıcılıkla beslenen radyo mecrasını kullanmanın bir meydan okuma olduğunu ifade eden Hertz, “Radyonun öleceği çok kez öngörüldü hala varlığını bir şekilde sürdürüyor. Ancak birçok Avrupa ülkesinde insanlar radyoya büyük aşk beslemeyi sürdürüyor. Radyoda yaratıcılık kesinlikle görsel odaklı yaratıcı nesil için bir meydan okumadır. Fakat her zorluk gibi bu meydan okuma da bize ilham vermek için orada. İmajlar, karakterler, derinlik ve duygularla yoğrulmuş radyo hikayeleri ve mesajları üretmenin olabilecek en yaratıcı iş olduğunu düşünüyorum” diyor.
Bu açıklamalardan yola çıkarak konuya geri dönüyorum. Koçtaş geçtiğimiz günlerde radyo reklamı ile ilgili çok sıra dışı bir işe imza attı.
Koçtaş yerel pazarlarda radyo spotu yapmak yerine istasyonun frekansına denk gelen fiyatlarla ürünlerini tanıttı.

Nalburlar küçük şehirlerde hala etkin bir şekilde varlık gösteriyor. Bu tip bölgelerde nalburlar Koçtaş gibi yapı marketlerin de en büyük rakiplerinden. Bu nedenle tüm yerel radyo kanalları nalburların spotlarıyla doluyken Koçtaş rekabette öne geçebilmek amacıyla radyoyu farklı bir şekilde kullanmaya karar vermiş ve ortaya “İndirimin Frekansı” isimli kampanya çıkmış.
Klasik radyo spotu mantığından farklı bir şekilde işleyen çalışma radyo reklamcılığına farklı bir bakış sunuyor. Medina Turgul DDB tarafından hazırlanan kampanyada radyoların frekansları Koçtaş reklamına dönüştürülüyor. Yani, her bir frekans aynı rakama denk gelen indirimli fiyatlarla değişiyor. Örneğin, 94 Radio Aktif jingle’ı çıkıyorsa, hemen ardından 94TL’lik tekli cam sarkıt duyuruluyor.
Tüm gün yayında kalan “İndirim FM” üzerinden reklamı yapılan Koçtaş ürünleri o hafta sonu normalin üzerinde talep görmüş. Koçtaş da klasik radyo spotu yerine hem yeni bir kullanım yaratarak ayrışmış, hem de bütçeyi çok daha etkin bir şekilde kullanmayı başarmış. Düşük bir medya bütçesiyle ürün taleplerini artırmayı başarmış.
İşte bu radyo reklamında bence bugüne kadar yapılmış en yaratıcı ve en etkili reklam ve bence en güzel olanı. Umarım ilerleyen yıllarda reklam verenlerden bu tip reklamları çok daha fazla dinleme şansımız olur.

KOÇTAŞ İNDİRİMİN FREKANSI from Medina Turgul DDB on Vimeo.

Yararlandığım Kaynaklar; 

www.bigumigu.com

www.halklailiskiler.com

www.marketing.com.tr

 

 

Henüz yorum yazılmamış

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir